• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Turan CİVELEK

'Kişisel, Mesleki İnternet Sitesi'

Kara Turp Projesi [Haber]

HABER METNİ [Kaynak: turancivelek.net] 25.08.2015

TÜBİTAK tarafından desteklenen ve yürütücülüğünü Doç. Dr. Turan Civelek’in yaptığı 112O887 numaralı proje  sonuçları böbrek taşı oluşumunun önlenmesi ve tedavisi yönünde önemli veriler ortaya koydu.
 
Afyon Kocatepe Üniversitesi Veteriner Fakültesi ve Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi tarafından ortaklaşa yürütülen araştırmanın sonuç raporu, kara turpun belirli bir metot ve formülasyonda hazırlanan ve kullanılan ekstresinin, renal kalsiyum-oksalat kristal birikimi üzerine etkili olduğunu gösterdi. Elde edilen sonuçların bu ekstrenin antinefrolitiatik ve/veya antiürolitiatik (böbrek/idrar taşı oluşumunu engelleyici/tedavi edici) aktivitesine vurgu yaptığı bildirildi.
 
Proje hakkında bilgi veren Doç. Dr. Turan Civelek; ürolitler, yani halk arasında bilinen adıyla idrar taşları insan ve hayvan sağlığı açısından ciddi bir sorun teşkil etmektedir. Bu hastalık genel populasyonda oldukça yaygındır. Toplumun yaklaşık %12’sinin bu hastalıktan muzdarip olduğu rapor edilmiştir. İnsanlarda renal taşların %70-80’i ise oksalat ile kombine olmuş kalsiyumdan (kalsiyum-oksalat taşı) oluşur. Yanı sıra, hayvanlarda da kalsiyum taşları oldukça yaygındır. Günümüzde taş tedavisinde litotripsi (taş kırma) ve cerrahi uzaklaştırma metotlarına sıklıkla başvurulmaktadır. Bununla birlikte, mevcut bu yöntemlerinin maliyeti oldukça yüksektir. Enfeksiyon ve nüks riski ise fazladır. İnvaziv olan bu uygulamalarda tedavide kesin sonuç ise her zaman alınamamaktadır.
 
Son dönemde dünyada, idrar taşlarının sağaltımında ve önlenmesinde, alternatif tedavi yöntemlerini ortaya koyma yönünde ciddi bir eğilim ve çalışma var. Bizler de TÜBİTAK (1001) tarafından desteklenen bu projede (No: 112O887), günlük hayatta tüketilen ve halk arasında idrar taşlarının tedavisinde yer yer kullanımına rastladığımız bir bitki olan kara turpun renal kalsiyum-oksalat kristal birikimi üzerine aktivitesini ve yan etkilerini araştırdık.
 
Çalışmamızda dört farklı ekstre değişik dozlarda, kristal birikim sürecinde (profilaksi) ve sonrasında (tedavi) denendi. Elde ettiğimiz sonuçlar, mevcut idrar ve/veya böbrek taşı tedavi yöntemlerine alternatif veya ek olabilme potansiyeline sahip, yüksek profilaktik özellikte fitoterapotik yeni bir yaklaşım ortaya kondu. Bu yönde değerli veriler elde ettik. Taş tedavisinde ve yanı sıra taş oluşumunun önlenmesi yönüyle, yani korunma amaçlı kullanılabilecek bitkisel bir ilaca doğru giden yolda ilk adım atılmıştır. Vardığımız nokta önemlidir, dedi.
 
Dr. Civelek sözlerine şöyle devam etti: Burada, hazırlık aşamasını da dahil ettiğimizde, yaklaşık üç yıl gibi bir sürede tamamlanan bir araştırmadan bahsediyoruz. Bu çalışmada kullandığımız özellikle bir ekstrenin böbrekte kristal birikimi, yani böbrek taşı oluşumu üzerine olumlu anlamda etkili olduğunu göstermiş olmamızın yanı sıra, sonuçlarımız kara turpun olası etki mekanizması hakkında da değerli veriler ortaya koydu. Ayrıca kullandığımız farklı kara turp ekstrelerinin, başta böbrek ve karaciğer fonksiyonu olmak üzere, sağlık açısından önemli bir yan etkisinin olmadığını da belirledik.
 
Dünya bilim literatürü tarandığında, dizaynı ve metodu ile bir ilk olan bu araştırma kalsiyum-oksalat bazlı ürolitlerin ve/veya nefrolitlerin tedavisi ve taş oluşumunun önlenmesi yönünde gerçekleştirilecek ikincil çalışmaların önünü açacaktır. Sonuçlarımız, ürolitlerin ve/veya nefrolitlerin sağaltımı ve profilaksi yönünde dünya genelinde yürütülen aktivite araştırmalarına mutlak katkı sağlayacaktır.
 
İnancım odur ki, bu alanda araştırmaların yoğunlaşması ile idrar ve/veya böbrek taşlarının kesin tedavisinde ve/veya önlenmesinde kullanılabilecek bir formülasyona çok kısa zamanda ulaşacağız. Bizler de bu yönde araştırmalarımıza devam etmekteyiz. Böbrek taşı problemine kesin çözüm artık birkaç adım ötemizdedir dersek yanılmış olmayız sanırım. Özetle önümüzde açılan kapı önemlidir. 
 
Bu bağlamda; TÜBİTAK’a vermiş olduğu destek ve ülkemizin bilimsel ve teknolojik araştırma gücüne katkılarından dolayı ve ayrıca araştırma ekibimize, bu ekipte yer alan Prof. Dr. Esra Akkol, Doç. Dr. Alper Sevimli, Dr. Musa Korkmaz ve Dr. İpek Süntar’a bir kez daha teşekkür ederim. 

Önemli Not: TÜBİTAK tarafından desteklenen projelerle ilgili yapılan haberlerde kurum adına (TÜBİTAK) ve ilgili proje numarasına yer verilmesi gerekmektedir.

HABER LİNKLERİ (Tıklayın)



Paylaş |                                         Yorum Yaz - Arşiv   821 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Mesleki Konular
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam1
Toplam Ziyaret62447