• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/turancivelek
  • https://twitter.com/Trn_Cvlk/
Site Üyeliği
Anket
Oyunuzun rengini etkileyecek olan ana faktör hangisidir?
Özlü Sözler

"Yürük at yemini kendi arttırır"
[Türk Atasözü]

Turan Civelek

Turan Civelek
bilgi@turancivelek.net
Hayvancılık (2)
04/12/2018

ÜLKE HAYVANCILIĞI: BAZI ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Sadece bugünle ilgili olmayan, geçmişten günümüze yansıyan, bir kısmı giderilmiş olsa da, halihazırda çözülmeyi bekleyen ülkemiz hayvancılığının kronik sorunları bulunmaktadır. Genel bir durum değerlendirmesi yaptığımızda, bu sorunların bazıları ile ilgili çözüm önerilerimiz şunlardır:

Yerli ırklarımızın ıslahı önemli bir konudur. Kendi ırklarımıza gereken önemi vermediğimiz ve genetik iyileştirme yapmadığımız müddetçe dışa bağımlı kalırız. Bu bağlamda yerli ırklar çok daha fazla önemsenmeli ve Anadolu coğrafyasına uygun türlerin/ırkların bakım ve beslemesine ağırlık verilmelidir. Hayvancılığın sürdürülebilir olması yönüyle, kaba yem ve yem hammadde maliyetleri mutlaka makul bir düzeyde tutulmalıdır. Bu bağlamda; yem bitkileri üretimi desteklenmeli ve meralarımız korunarak ve ıslah edilerek, yetiştiricilerimizin meralarımızdan daha çok yararlanması sağlanmalıdır. Avrupa ülkeleri ile kıyaslandığında, ülkemiz açısından yetiştiricilikte maliyeti arttıran unsurların en önemlilerinden birinin kullanılmayan mera alanları olduğu görülmektedir. Uygun dönemlerde etkin mera kullanımı yetiştirici giderlerini önemli oranda azaltacaktır. Mera ıslahına gereken önemin verilmesi ekonomik hayvancılık açısından bir gerekliliktir.  

Ülkemiz küçükbaş (Koyun, Keçi) hayvan yetiştiriciliği tam anlamıyla desteklenmeli ve et ihtiyacının karşılanması noktasında, sadece büyükbaş hayvancılık üzerine değil, küçükbaş hayvancılık da gözetilerek kurgu ve planlama yapılmalıdır. Öncelikle ifade etmek isterim ki; Anadolu coğrafyasına en uygun yetiştiricilik koyun ve keçi yetiştiriciliğidir. Öte yandan, büyükbaş hayvancılık ile kıyaslama yapıldığında küçükbaş hayvancılık; daha az iş gücü, daha az yatırım ve sermaye gerektirmektedir. Meraya uygun olması, birim hayvan alım maliyetlerinin düşüklüğü, gebelik süresi ve verdiği yavru sayısı gibi fizyolojik artılar bu tip beslemenin başlıca avantajlarıdır. Bir genelleme yapılacak olursa, 1980 yılına kadar artan küçükbaş hayvan populasyonumuzun, bu dönemden sonra düştüğü görülmektedir. Koyun-Keçi populasyonu günümüzde tekrar artmaya başlasa da, o yıldan bu yana gerçekleşen nüfus artışı gözönünde bulundurulduğunda yeter düzeyde olmadığı söylenebilir (1928; yaklaşık 13 milyon koyun, 12 milyon keçi, 1936; 20 milyon koyun, 15 milyon keçi, 1940; 26 milyon koyun, 16 milyon keçi, 1960; 35 milyon koyun, 25 milyon keçi, 1975; 41 milyon koyun, 18 milyon keçi, 1980; 48 milyon koyun, 19 milyon keçi, 2002; 25 milyon koyun, 7 milyon keçi, 2017; 33 milyon koyun, 10 milyon keçi). Küçükbaş hayvancılık ucuz et ihtiyacının karşılanması açısından oldukça önemlidir. Küçükbaş hayvancılığın desteklenmesi ve eş zamanlı olarak insanımızın tüketim alışkanlığının yeniden koyun/keçi etine kaydırılması yönüyle de eşgüdümlü çalışmaların yürütülmesi gerekmektedir. Toplum olarak et tüketim alışkanlığımızın daha çok büyükbaş hayvana kaydığı hepimizin malumudur.

Önemli bir diğer husus ise aile tipi işletmelerin mutlaka desteklenmesi gerekliliğidir. Dünya geneline bakıldığında gelişmiş ülkelerde aile tipi işletmelere önem verildiği görülmektedir. Bu tip işletmelerin ve ekonomiye ve istihdama katkıları tam olarak anlaşılmalıdır. Ülkemizde halihazırdaki işletmelerin yaklaşık %60-65’i aile tipi işletmedir. Bu işletmelerde devamlılığının ve modernizasyonunun sağlanması  açısından tatminkar ölçüde desteklenmesi önem arz eder. Aile tipi hayvancılık işletmelerinin desteklenmesi ve özendirilmesi ve dünden bugüne hayvancılık ve tarımla uğraşan ailelerin tüm fertleriyle üretime dahil edilmesi istihdamın ve yetiştiricilikte kazanımın ve karlılığın önünü açacaktır. Aile tipi işletmelerin sayısının azalması bu alandaki istihdamın ve üretimin düşmesine ve sonuç itibari ile ülkenin et, süt, yem vb. alanlarda dışa bağımlı bir hale gelmesine neden olur. Öte yandan; hayvan yetiştiriciliğinde en önemli unsurlardan olan bilgi ve birikimin, bu tip küçük işletmelerde aile fertleri ile nesiller boyu aktarılıyor olması sürdürülebilirlik açısından da son derece önem arz eder.

Desteklemeler noktasındaki kağıt işleri ve yoğun bürokrasinin kaldırılması, kredi ve destekleme şartlarının hafifletilmesi de, sürdürülebilir hayvancılık açısından önemli bir diğer konudur. Destekleme sonrası denetleme mekanizmalarının, denetleyicilerin yoğun iş yükü nedeniyle aksayabildiği görülmektedir. Etkin denetim mekanizmaları mutlaka kurulmalıdır. Çok sayıda ve farklı kalemler altında verilen, tek seferlik ve/veya yetiştirici tarafından maddi yönden yeter düzeyde görülmeyen destekler, tek kalem (örneğin; yem) altında toplanabilir. Bu şekilde, öncelikle yetiştirici açısından bakıldığında verilen desteğin makul düzeyde olması sağlanacaktır. Öte yandan, bu tip bir uygulama ile desteklemelerin takibinde görevli olanların da iş yükü azalacak ve örneğin sadece “yem” üzerinden daha etkin bir denetim mekanizmasının kurulması sağlanabilecektir. İşletmelerin üretim faaliyetlerinin etkin olarak denetlenmesi işlerlik açısından önemlidir.

Dişi/Damızlık hayvan populasyonunun korunması önem arz eden bir diğer husustur. Yüksek genetik kaliteye sahip dişi hayvanların, etkin verim dönemi boyunca kesiminin engellenmesi/kontrolü hayvancılıkta kalite açısından önem arz eder. İstatistiklere bakıldığında, büyükbaş hayvan sayımız yıl bazında artıyor görünse de, buna sebep faktörlerin en önemlilerinden biri ithal edilen hayvan sayısındaki artıştır. Yerli üretimde istenen seviyeye mutlaka ve ivedilikle çıkılmalıdır. Damızlık hayvan populasyonumuz korunmalı ve buzağı kayıpları nedeni ile de heryıl yüzbinlerce genç hayvan kaybının önüne daha etkin önlemlerle kati olarak geçilmelidir. Bu noktada tedavi (veteriner hekim) ve eğitim (yetiştirici) ayaklarına önem verilmesi gerekir. Tüm bu durumlar nedeniyle gerçekleşen kayıplar, sürekli kaliteli gen kaynağı ihtiyacı doğurmakta ve ülkemiz hayvancılığını, kaliteli damızlık hayvan yönüyle, dışa bağımlı kılmaktadır. Diğer bir husus ise suni tohumlamadır. Doğal aşımın sadece yetiştiricinin insiyatifinde olması genetik iyileşmenin önüne geçebilir. Genetik iyileşme açısından suni tohumlama ve embiryo transferi teşvik edilmelidir.

Bu vb. öneriler çoğaltılabilir. Türkiye Hayvancılığının gelişimi noktasında bugüne kadar yapılan pekçok güzel iş bulunmakla birlikte, çözüm bekleyen sorunlarımız da vardır. Bu yazımızda bunların bir kısmına yer vermeye ve çözüm önerileri sunmaya çalıştık. Hayvancılık ve tarım konusu, ülke geleceği açısından önemlidir. Bu alanda gerekli iyileştirmelerin %100 üretimi esas alan bir model üzerinden yapılması, hedefe biraz daha geç ulaşsak da, ulaştığımız noktada kalıcı olmamızı sağlayacaktır.

 

Prof. Dr. Turan CİVELEK

 

 

 

 

 



Paylaş | | Yorum Yaz
19 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Yerel Seçim - 04/12/2018
Milletin bekası adına devleti yönetenlerin kritik dönemlerde önemli kararlar alması gerekir. Bu kararlar mühimdir, çünkü halkın geleceğine yön verir. 24 Haziran öncesi alınan bir kararla sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve MHP’nin bilge Li
Hayvancılık (1) - 04/12/2018
Olaya sadece gıda açısından bakıldığında bile, yüksek oranda kaliteli proteine sahip kırmızı etin önemi açıkça görülecektir. Ülkeler kendi ihtiyaçlarını kendi üretimleriyle karşılamak ister. Coğrafi ve iklimsel koşullar yönüyle, dünya coğrafyası gene
Neden? - 19/05/2018
Neden aday oldum?
Buzağı Kayıpları.. - 26/01/2018
Buzağı Kayıpları
Bir Öneri.. - 11/01/2018
Veteriner sahada tıbbi ürün/İlaç/yem katkı maddesi/yem/biyolojik madde imalat/ithalat/satış gibi alanlarda faliyet gösteren ticari firmaların, pazarlama stratejileri gereği..
Öneriler.. - 08/12/2017
Uzun yıllar çalışma ve tecrübe gerektiren ileri diagnostik uygulamalar noktasında mesleki eğitim işin uzmanı hocalar tarafından verilmeli, eğitim işine herkes
Düşünün - 01/08/2017
Her insan kapasitesi çerçevesinde hareket eder. Yol arkadaşlarını ve dostlarını bu çerçevede belirler. Hedeflerini kabiliyeti dahilinde tespit eder ve ortaya koyar. Neticede, kozmik kural işler bu hususta da. Benzer benzeri çeker! Ve kendine benzerle
Denetim - 18/07/2017
Mesleğimizi icra eden arkadaşlarımın aşağıda bahsettiğim konularda benimle hem fikir olduğunu ve her an en iyiyi ortaya koyabilmek adına son derece iyi niyetle çalıştıklarını biliyor olmam bu yazıyı kaleme almamın ana unsurudur.
15 Temmuz - 16/07/2017
Tarihte öyle anlar vardır ki, bir Milletin kaderini ve geleceğini tümüyle değiştirebilir. Talas savaşında Türk’lerin..
 Devamı
Köşe Yazıları
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam8
Toplam Ziyaret290962