
Veteriner KardiyolojiNedir? Ne değildir? Gerçekler?Kalp sağlığının multidisipliner yapısı, bu alanda uzmanlaşmış ve konuya ilişkin özgün bilimsel/mesleki eser üretmiş otoritelerin varlığını her daim zorunlu kılmaktadır. Alana hakim bir uzmanın, patofizyolojiyi eğitsel ve klinik düzeyde kusursuz aktarabilme yetisi; doğru tanı, rasyonel takip ve hassas monitörizasyon süreçlerinin inşaasındaki en temel unsurdur. Sadece ultrasonografi (Eko) cihazına sahip olmanın, bu cihazlarla gerçekleştirilen kısmi muayenelerin veya yapay zeka tabanlı algoritmalara ya da konvansiyonel radyolojik muayenelere (x-ray gibi) tek başına güvenmenin kardiyolojik tanı için yetersiz olduğu unutulmamalıdır. Eksik ya da yüzeysel yapılan kardiyak/ekokardiyografik değerlendirmeler ölümcül sonuçlar doğurabilecek majör tanısal hatalara yol açabilmektedir. Benzer şekilde sahaya "altın standart" olarak sunulan bazı kardiyovasküler ilaçların, hastanın spesifik hemodinamik parametreler gözetilmeksizin, ezbere ve rutin kullanımı kontrendikasyonlar yaratarak istenmeyen, toksik veya ölümcül klinik tablolara zemin hazırlayabilmektedir. Veteriner hekimlik sahasında kardiyoloji alanında yeter ve profesyonel düzeyde akademik/mesleki derinliğe, tanısal mikro-yetkinliğe ve tedavi yönetimi tecrübesine sahip, gerçek anlamda bu konuda uzman diyebileceğimiz nitelikli meslek erbabı sayısı ise, ne yazık ki, halihazırda tüm Türkiye’de ancak onlarla ifade edilen bir sayıdadır. Yetişmiş/uzman veteriner hekim sayısı her geçen gün artsa da, bu realite, günümüzde kardiyovasküler patolojilerde kalıcı başarı ve doğru hasta yönetimi için, doğrudan bu kısıtlı sayıdaki yetkin uzman kadrosuna başvurulmasının önemine vurgu yapar. Prof. Dr. Turan Civelek |
200 kez okundu |
Yorumlar |
| Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |