
Fazla Kiloya Dikkat![]() YENİ ÇAĞIN HASTALIĞI: OBEZİTE Sevimli değil, hasta! Kedi ve köpeklerde obezitenin önemi estetik bir sorun olmasıyla asla ilişkili değildir. Obezite can dostların yaşam süresini kısaltan ve kronik inflamasyonu tetikleyen karmaşık bir endokrin hastalıktır. Bu sürecin klinik yönetiminde metabolik profili doğru analiz ederek, altta yatan olası endokrin patolojileri ekarte edebilecek alanda uzman bir veteriner hekimin varlığı kritik önem taşır. Tedavinin ilk ve en önemli adımı uzman vet. hekim gözetiminde bireysel bir besleme stratejisinin oluşturulmasıdır. Ev ortamındaki standart mamaların porsiyonunu rastgele azaltmak, esansiyel amino asit, vitamin ve mineral eksikliklerine yol açarak kas kaybı ve malnütrisyon riski doğurur. Bu nedenle tedavide protein oranı artırılmış ve lif dengesi tokluk hissi yaratacak şekilde formüle edilmiş veteriner terapötik (klinik) diyetlerin kullanılması zorunludur. Diyetle eş zamanlı yürütülen fiziksel aktivite ve davranış modifikasyonu tedavinin ikinci ana sütunudur. Köpeklerde eklem sağlığı ve kardiyovasküler kapasite uzman hekim tarafından değerlendirildikten sonra, kademeli olarak artan kontrollü yürüyüşler ve gerekirse hidroterapi seansları planlanır. Kedilerde ise dikey alanların kullanımı artırılır, mama labirentleri ve interaktif oyuncaklarla avlanma davranışı taklit edilerek kalori harcanması tetiklenir. Tüm aile bireylerinin sürece dahil edilmesi ve ödül maması alışkanlıklarının hekimin onayladığı düşük kalorili alternatiflerle sınırlandırılması başarının anahtarıdır. Ek beslemeden mutlak uzak durulmalıdır! Tedavinin en kritik ve uzman vet. hekim takibini zorunlu kılan evresi ise kilo kaybı hızının izlenmesidir. Kilo kaybı köpeklerde ve kedilerde haftalık olarak vücut ağırlığının belirli bir yüzdesiyle sınırlandırılmalı, süreç ne çok yavaş ne de çok agresif ilerlemelidir. Özellikle kedilerde kontrolsüz ve aşırı hızlı zayıflama, vücuttaki yağ depolarının karaciğere hücum etmesiyle şekillenen ve ölümcül sonuçlar doğurabilen hepatik lipidoz (karaciğer yağlanması) tablosuna yol açabilir. Lütfen unutmayınız: Obezite bir hastalıktır! Mutlak ve öncelikli olarak dikkate alınmalıdır. Kardiyak (kalp) hastalığı vd. bir çok sekunder (ikincil) hastalığın ise tetikleyicisidir. Bu alanda yetişmiş uzman bir veteriner hekime başvuru ise sürecin hatasız ve en doğru şekilde yönetimi açısından gereklidir. Kısa kısa; Enflamasyon: Yağ dokusu endokrin bir organdır; salgıladığı TNF-alpha ve IL-6 nedeniyle obezite tıbben "kronik düşük dereceli yangı" olarak tanımlanır. Diyabet: Kedilerde obezite doğrudan Tip 2 Diyabet yapar. Köpeklerde ise insülin direnci gelişse de pankreas yapısı farklı olduğundan diyabetten ziyade hiperlipidemi/dislipidemi şekillenir. Hiperplazi: Yavruyken aşırı beslenme yağ hücresi sayısını artırır (hiperplazi). Erişkinlikte zayıflama sadece hücre hacmini azaltır (hipertrofi azalır), sayı değişmez. Bu yüzden kilo eğilimi kalıcıdır. Farmakokinetik: Propofol, alofaksalon veya uçucu anestezikler gibi lipofilik (yağda çözünen) ilaçlar yağ dokusunda depolanır. Bu durum klirensi geciktirir, uyanmayı uzatır ve toksisite oluşturabilir. Ömür Süresi: Literatür obezitenin köpek ömrünü; medyan 1.8 ila 2 yıl kısalttığını ve osteoartriti öne çektiğini göstermektedir. Solunum: Göğüs duvarı kompliyansının azalması hipoventilasyona yol açar. Küçük ırklarda intraabdominal basınç artışı trakeal kollaps (soluk borusu çökmesi) mekanizmasını mekanik olarak tetikler. Hepatik Lipidroz: Kediler etçildir ve açlıkta trigliseritleri işleyecek karaciğer enzimleri sınırlıdır. Obez kedide 48 saatlik anoreksi, ölümcül de olabilen idiyopatik hepatik lipidoza (karaciğer yağlanması) yol açar. Mikrobiyota: Filogenetik çalışmalar obez hayvanlarda mikrobiyota üzerine etki ederek kısa zincirli yağ asitleri üzerinden enerji absorbsiyonunu artırarak obeziteyi beslediğini doğrulamıştır. Onkoloji: Yüksek leptin ve kronik enflamasyon sinyal yolakları hücresel proliferasyonu tetikleyerek meme tümörü, mesane kanseri ve lenfoma riskini artırır. Deri ve Üriner: Mekanik engel nedeniyle perineal bölge temizlenemez. Kedilerde üretral tıkanıklık/FLUTD riski, köpeklerde ise intertrigo ve piyoderma (deri enfeksiyonu) insidansı doğrudan yükselir. Kardiyak Hipertrofi (Kalp Büyümesi): Vücut kütlesi arttıkça kalbin pompalaması gereken kan hacmi artar. Kalp kası bu aşırı yükü karşılamak için kalınlaşır (eksantrik hipertrofi) bu da zamanla kalp yetmezliğine yol açar. Hipertansiyon: Yağ dokusundan salgılanan hormonlar sempatik sinir sistemini ve Renin-Anjiyotensin-Aldosteron sistemini sürekli uyarır. Bu durum kedi ve köpeklerde kronik sistemik hipertansiyona neden olur. Miyokardiyal Yağlanma: Kalbin etrafında ve doğrudan kalp kası hücrelerinin (miyositler) arasında yağ birikir. Bu mekanik yağlanma kalbin kasılma ve gevşeme yeteneğini doğrudan bozar. Aritmi (Ritim Bozukluğu): Kalp kasındaki yağlanma ve kronik düşük oksijen seviyesi kalpteki elektrik iletim hatlarını sabote ederek ölümcül aritmi riskini artırır. Köpeklerde Kapak Hastalıkları: Köpeklerde yaygın görülen Mitral Kapak Hastalığı (MMVD) obezite nedeniyle hızlanır. Kalbin ön yükünün artması deforme olmuş kapakların daha hızlı bozulmasına yol açar. Prof. Dr. Turan Civelek #veterinerkardiyoloji #veteriner ekokardiyografi #ekokardiyografi #veterinereko #veteko #veterinerekokardiografi #köpekkardiyoloji #kedikardiyoloji #kardiyoloji #kardioloji #veterinerkardioloji #vetkardio #vetkardiyoloji #kedisağlığı #köpeksağlığı #turancivelek #profdrturancivelek #veterinergastroenteroloji #veterinerüroloji #veterinernefroloji #veterinerüronefroloji #üronefroloji |
123 kez okundu |
Yorumlar |
| Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |